Ana sayfa › Kullandığım araçlar ve malzemeler › İplikler › Yün iplik: nem ve yıkama
Yün iplik: nem ve yıkama
Bursa'nın kireçli suyu ve yüksek nemi, yün iplikle tanışınca işin rengini değiştirdi; beyazlar griye kaydı. Balkonda kuruttuğum beyaz bir yün parçası, sıcak suyla yıkanınca birkaç hafta içinde grileşti, eski hâline dönmedi. On yılda öğrendiğim şey basit: yünü soğuk suda yıkamak, bez torbada saklamak ve ıslakken kalorifer üstüne hiç koymamak, salonda havlu üstünde kurutmak.
Kireçli su ve grileşen beyaz yün
Bursa'nın suyu kireçli; musluktan akan suyun izi çaydanlıkta bile kalıyor. Yün iplik bu suyla sıcak yıkanınca beyazlar önce sarıya, sonra griden bir tona kayıyor. Ben bunu 2017'de yaşadım: yeni bitirdiğim beyaz yün atkıyı sıcak suda yıkadım, birkaç yıkamadan sonra rengi grileşti, eski hâline dönmedi.
O günden beri beyaz yünleri soğuk suda, elde yıkıyorum; kireç etkiyi azaltıyor, renk yerinde kalıyor. Sıcak su yerine ılık ya da soğuk kullanınca grileşme durdu, defterime de „sıcak su yok“ diye yazdım. Bursa'da bu su gerçeğiyle yaşamak, yıkama alışkanlığımı tamamen değiştirdi; şişe oturan yün kadar, yıkandıktan sonraki hâli de benim için önemli. Bu işi okulda öğrenmedim, grileşen bir atkıyla öğrendim.
Kireç meselesi sadece beyazda değil, açık renklerde de belli oluyor; krem ve açık mavi yünler de sıcak suyla yıkayınca solgunlaşıyor. Ben açık renk ne olursa olsun soğuk suyu kullanıyorum, koyu renklerde bile aynı şeyi yapıyorum ki alışkanlık bozulmasın. Bursa'da musluktan akan suyun çokluğu kireç demek; bunu kabullenince yıkama usulü kendiliğinden değişti, artık düşünmeden soğuk suyu açıyorum.
Yüksek nem ve küflenme korkusu
Bursa'da nem yılın çoğunda yüksek; kapalı dolap bile rutubeti içinde tutuyor. Yün yumakları güneş gören bir rafta durunca yaz sonunda küflenebiliyor. Ben bunu 2021'de yaşadım: yün yumaklarını balkona yakın, güneş alan rafa koydum, eylülde aldığımda üstlerinde ince bir küf tabakası vardı. O yumakları atmak zorunda kaldım.
Dersi netti: yün bez torbada, serin ve kuru dolapta durur. Şimdi yumakları mutfak dolabının en altına, bez torbaya koyup koyuyorum; torba nemi dengeliyor, iplik ne küfleniyor ne de koku yapıyor. Küçük balkonumda bile bez torba asılı duruyor, on yılda en çok işime yarayan saklama çözümü bu oldu. Nem yüksek bir şehirde yünün düşmanı su değil, duran nemdir; onu kontrol altına alınca sorun kalmıyor.
Küfün kokusu bir kez işleyince çıkmıyor; ben o 2021 yumaklarını yıkamayı bile denemeden attım, çünkü emin değildim, kokuyu çıkarır mıyım bilmiyordum. Bez torba o günden sonra tek yöntemim oldu, plastik poşet tamamen çıktı hayatımdan. Küçük balkonumda bile torbalar bir rafta dizili duruyor, her renk ayrı, karışma yok; bu düzeni kurmadan önce yaşadığım o kaybı bir daha yaşamak istemedim.
Kalorifer üstüne serilen ıslak yün
Islak yünü kurutmak için kaloriferin üstüne serdiğim bir akşam, ertesi gün kumaş sertleşmiş ve garip bir koku yapmıştı. Bu 2016'da, örgüye başladığım ilk kış başıma geldi; acele ettim, salonda yer yoktu, yünü kalorifer peteğinin üstüne koydum. Sabah kalktığımda yün taş gibi olmuştu, kokusu da geçmedi.
O günden beri ıslak yünü asla kalorifer üstüne koymuyorum; salonda, havlu üstünde, düz zeminde kurutuyorum. Bursa'da kışın kalorifer yanıyor ama sıcaklık yünü yakmıyor, sadece lifleri sertleştirip koku bırakıyor. Balkon da kışın Uludağ rüzgârıyla kapalı olduğu için orada kurutmuyorum; salon en güvenli yer. Bu kuralı bir kez bozmak yetti, ikinciyi yapmadım. Kurutma yanlışı, örme hatasından daha zor dönüyor çünkü kumaş bir kez sertleşince eski hâline gelmiyor.
Kurutma için salonda havlu üstü en güvenli yol benim için; ıslak örgüyü havluya sarıp hafifçe bastırıyorum, sonra düz seriyorum. Balkona asmak aklıma bile gelmiyor, çünkü kışın Uludağ rüzgârıyla balkon kapalı, yazın da nem ipliği kurutmuyor. Kaloriferin verdiği o sertlik bir kez yeter; kumaş bir kez taşlaşırsa geri dönüşü yok, o yüzden sabırla havlu üstünde kurumasına izin veriyorum, aceleye getirmiyorum.
Bez torbaya geçiş
Yün ipliği plastik poşette ya da açık rafta tutmak yerine bez torbaya geçişim, o 2021 küfünden sonra oldu. Bez torba delikli dokumasıyla ipliğin nefes almasını sağlıyor; nem torbada hapsolmuyor, dışarı çıkıyor. Ben her renk için ayrı küçük bir bez torba kullanıyorum, ağzını gevşek bağlıyorum.
Torbanın bir başka yararı da toz ve güneş: Bursa'nın yaz güneşi ipliğin rengini solduruyor, bez torba ışığı kırıyor. Ayrıca yumaklar birbirine girmiyor, çile karışmıyor. Balkondaki küçük sepet yerine dolaptaki bez torbalara geçince, bir kış boyu sakladığım yünler ilkbaharda tıpkı bıraktığım gibi çıktı. Bu alışkanlık örgüden çok saklamayla ilgili ama sonuç örgünün hâlinde görünüyor; temiz ve küfsüz iplikle örülen parça daha uzun ömürlü oluyor.
Torbaları yıkayıp tekrar kullanıyorum; bez zamanla yıpranınca yenisini dikiyorum, pahalı bir iş değil. İçine koyduğum yumakların hava aldığını hissetmek önemli; sıkı bağlamıyorum, ağzı aralık kalıyor. Bursa'nın değişken neminde bu küçük ayrıntı, bir kış boyu sakladığım yünlerin ilkbaharda sağlam çıkmasını sağlıyor, nem torbada tutulmayınca küfün de şansı kalmıyor.
Yünün Bursa'daki yeri
Yün, benim için kışın en çok kullandığım iplik; atkı ve bere çoğu yün. Ama Bursa'nın suyu ve nemi olmasa bu kadar dikkat etmezdim. Kireçli su soğuk yıkamayı, yüksek nem bez torbayı, kalorifer de havlu üstü kurutmayı zorunlu kıldı. Üçü bir arada, yünün ömrünü uzatıyor.
Ben bu konuda mesleki eğitim almadım; sadece on yılda kendi evimde, kendi elimle denediğim şeyleri yazıyorum. Lifin yapısı ya da boya kimyası gibi konularda tahmin yürütmüyorum, emin olmadığım yere defterime soru işareti koyuyorum. Kendi evimde, kendi elimle denediğim şeyleri yazıyorum; başkasının yerine konuşmam. Bursa'da bir balkonda, bir kutu iplikle geçen on yıl bana bunları öğretti, başka okulu yok.
Yün benim için sadece bir iplik değil, Bursa kışının bir parçası; boynuma sardığım atkı, bu şehrin suyundan ve neminden nasibini almış. Ona göre davrandığımda o da uzun ömürlü oluyor. Temiz su, serin dolap ve sabır: yünün istediği üç şey bundan ibaret, gerisi örgünün keyfine kalmış; ben bu üçünü unutmadıkça yünlerim yıllarca sapasağlam duruyor.