Ana sayfa › Ördüğüm teknikler › Bitiriş ve bakım › İlmek kesme
İlmek kesme
İlk atkımı bitirdiğimde ilmekleri nasıl keseceğimi doğru dürüst bilmiyordum. Eski çelik makasla hepsini bir çırpıda kestim, ucu sıkı bağladım; sonra fark ettim ki iki ucu aynı genişlikte değil. Bursa’nın o soğuk akşamlarında, Uludağ rüzgârı balkona girdiği için salonda örerken yaşadığım bu hata bana kesmenin de bir yöntem olduğunu öğretti. Şimdi gevşek kesmenin iki yolunu kullanıyorum, ikisini de aşağıda anlatıyorum.
Kısaca
- İlmeği keserken son ilmeği örüp bırakın, şişten makasla çekiştirmeyin.
- Kesme sıkılığını örgünün gövdesiyle eşit tutun; arada fark olursa kenar değişir.
- Yumuşak bir kenar için kestiğiniz şişe bir numara büyük şiş kullanın.
- Kesilen iplik ucunu en az 15 santimetre uzun bırakın.
- Kesmeden önce son sıranın gerilimini mezura ile yoklayın, gevşek ilmek kalmasın.
İki uç neden farklı çıktı
İlk atkıyı bitirdiğimde ilmekleri makasla teker teker şişten koparıp ucu sıkıca düğümlemiştim. Örgünün başı yumuşak ve geniş duruyordu, bitiş ucu ise sıkı kesildiği için adeta büzülmüştü. Aradaki farkı ancak atkıyı boynuma sardığımda anladım; iki uç aynı genişlikte olmadığı için örgü omuzda çarpık duruyordu. O gün not defterime „kesme de örgü kadar önemli“ diye yazdım, çünkü ihmal ettiğim yer tam olarak orasıydı, son anda aceleye getirmiştim.
Sebep basitti: örerken tuttuğum gerilimle keserken tuttuğum gerilim aynı değildi. Makas elimdeyken aceleye getirmiş, son sırayı gövdeden daha sıkı çekmiştim. Örgüde gerilim her yerde eşitse kenar düz çıkar; kesme sırasında el sıkarsa kenar daralır, gevşerse kenar kabarır. Bu yüzden kesmeyi ayrı bir iş gibi değil, örgünün son sırası gibi aynı rahatlıkta yapmayı öğrendim, nefesimi tutup sıkmıyorum artık, parmağıma güveniyorum.
Düz kesme: örerek kesme
En çok kullandığım temel yöntem şu: şişteki ilk ilmeği olduğu gibi örüyorum, ikinci ilmeği de örüyorum, sonra sol şişteki ilk ilmeği sağ şişteki üzerinden geçiriyorum. Yani normal örgü gibi devam ediyorum ama her adımda bir önceki ilmeği üstten atıyorum. Sonda tek bir ilmek kalıyor, onu makasla kesip ucu içeri bırakıyorum. Bu yöntem sağlam bir kenar verir, çünkü ilmekler birbirine zincir gibi geçmiş oluyor, sökülmeye karşı dayanıklı.
Önemli olan nokta gerilim: bu geçirme işini yaparken elini ne kadar sıkıyorsan o kadar dar kenar olur. Ben gövdeyi nasıl ördüysem aynı hisle geçiriyorum, parmağıma fazla yüklenmiyorum. Böylece kenar örgünün geri kalanıyla aynı genişlikte duruyor. Eğer son sırada ilmek sayınız azaldıysa endişelenmeyin, yöntem bitene kadar aynı ritimde gidiyor, son ilmek kalınca onu kesip bırakıyorsunuz, gerisi kolayca yerine oturuyor. İsterseniz son ilmeği de aynı gevşeklikle bırakın, uç daha rahat gizleniyor.
Gevşek kesme yolu bir: büyük şiş
Lastikli veya esneyen bir kenar istersem normal şişle sıkı kesmek hata olur, çünkü örgü giyilince kenar gerilir ve dikiş izi belirginleşir. Burada bir numara büyük şiş kullanıyorum; elimdeki 4,5 mm yerine 5,5 mm alıyorum, son sırayı o şişle örüp geçiriyorum. Büyük şiş ilmeklere daha çok yer bırakır, kenar doğal olarak esnek olur, boyun veya bilek kısmında rahatsız etmez, iz yapmaz.
Bunu neden seviyorum? Çünkü değiştirecek bir şey yok, sadece şiş numarasını büyütüyorsunuz. Kalın yünlerde iki numara bile açabiliyorum ama ince iğne işinde bir numara yeterli. Bursa’da kışın salonda, kaloriferin yanında örerken bu şişi bulmak bazen sorun oluyor; o zaman misinalı şişin ucunu kullanıyorum, numara yazısı şişin gövdesinde duruyor. Sonuç hep aynı: kenar gerildiğinde iz yapmıyor, yumuşak kalıyor, atkı omuzda düzgün duruyor.
Gevşek kesme yolu iki: iki ilmeği birlikte
İkinci gevşek yol, özellikle lastik bitişlerinde işime yarayan bir yöntem: şişteki ilk iki ilmeği birden örüp sonra sol ilmeği üstten geçiriyorum, ardından yeni bir ilmek örüp yine geçiriyorum. Yani her adımda iki ilmeği birlikte ele alıyorum, bu da kenara normal kesmeye göre daha uzun bir zincir bırakıyor. Kenar sanki minik bir örgü şeridi gibi duruyor, çok daha yumuşak, ele geldiğinde sert değil.
Bu yöntemde dikkat ettiğim şey ilmekleri çok da gevşek bırakmamak; aşırıya kaçarsam kenar dalgalı oluyor, azıcık hava vermek yeterli. Ben lastik örgüsünün üstüne geldiğinde bunu seçiyorum, çünkü düz geçirme orada sert bir çizgi bırakabiliyor. İki ucu aynı genişlikte bitirmek için başlangıç ve bitişte aynı yöntemi, aynı şiş numarasını kullanıyorum; not defterine hangi atkıda ne kullandığımı işaretliyorum ki bir daha karıştırmayayım, deneme yanılma azaldı.
Ne zaman sıkı, ne zaman gevşek
Kesmeyi seçerken parçanın nereye geleceğine bakıyorum. Düz bir atkıda veya yastık kenarında sağlam, hafif sıkı bir kesim iyi duruyor; orada esneklik şart değil, form tutması yeterli. Ama boyunluk, bileklik veya lastik bitişlerinde gevşek kesim şart, yoksa giyince kenar acıtıyor. Ben karar vermeden önce o parçayı aklımda giyilmiş hâliyle canlandırıyorum, o kolaylık neredeyse belli oluyor, tereddüt etmiyorum.
Bursa’da Uludağ rüzgârı yüzünden kışın balkonda örgü yapamıyorum, her iş salonda oluyor; bu yüzden kesilen parçayı hemen kurutmaya kalkmıyorum. Kesilen ucu 15 santimetre uzun bırakıp örgüyü havlu üstüne seriyorum, kalorifer üstüne koymuyorum çünkü ıslak yün orada sertleşip kokuyor. Kuruduktan sonra ucu gizliyorum; böylece kenar son hâlini aldığında hiçbir sürpriz kalmıyor, iki uç eşit genişlikte çıkıyor, iş tamam sayılıyor. Bu son adımı atlamak, emek verdiğim parçanın yarım kalması demek; o yüzden ucu mutlaka kuruduktan sonra gizliyorum. Kesme ve gizleme birbirini tamamlayan iki iş, ikisini de ayrı ayrı ama aynı özenle yapınca atkı yıllarca düzgün duruyor, ben de için için seviniyorum.