Ana sayfa › Ördüğüm teknikler › Hatalar ve düzeltme › Örgüyü sökme
Örgüyü sökme
Şişi çekip bırakmak bir saniyelik iş; ilmekleri tek tek geri almak ise sabır ister. Ben hangisini ne zaman seçtiğimi yanlış bilmek yüzünden bir yeleği gereğinden uzun söktüm. Bursa’da kalorifer peteği üstüne ıslak örgü koymamayı 2016’da öğrendim; sökme de öyle, acele yanlış yeri götürür. İğne mi çekmek, tek tek mi gitmek, onu anlatacağım.
Kısaca
- Şişi çekip bırakmak en hızlısıdır; tüm ilmekler bir anda çözülür, geri dönüş yok.
- Tek tek geri almak yavaştır ama yanlışı bulana kadar güvenlidir.
- Az hata varsa tek tek giderim; çok sıra bozuksa şişi çekerim.
- Misinalı şişte çekmek tehlikelidir, bütün tur bir anda koşar; ucu bağlamadan çekmem.
- İlmeği kesip atmadan önce etrafını sayarım, kaçan olursa bez torbaya alırım.
Şişi çekip bırakmak ne zaman
Şişi çekmek, ilmekleri bir anda serbest bırakmaktır; bütün sıra tek seferde çözülür, geri dönüş yoktur. Ben bunu yalnızca hata çok sıraya yayılmışsa yaparım. Bir gövdede on sıradan fazlası bozuksa tek tek geri almak saatler sürer, o zaman şişi çekip baştan almak daha dürüst gelir. Bursa’da nem yüksek olduğu için açık örgüyü uzun tutmam, şişi çekince kalan ilmekleri hemen başka şişe geçiririm, yoksa bir de onlar kaçar.
Şişi çekmeden önce bir şey yaparım: çekeceğim yeri bir işaretleyiciyle ya da başka bir şişle sabitlerim. Özellikle misinalı şişte ucu bağlamazsam bütün tur bir anda aşağı koşar, yerden toplamak zorunda kalırım. Bu yüzden misinalıda çekme işine tek başıma, acele etmeden girişirim. Şişi çekmek kolaydır ama neyin çözüleceğine karar vermek kolay değildir; o yüzden önce gözle sayar, sonra çekerim.
Tek tek geri almak ne zaman
Az hata varsa şişi çekmem, ilmekleri tek tek geri alırım. Üç dört sıralık bir bozuklukta bu yöntem hem güvenli hem öğreticidir, çünkü her adımda neyin yanlış gittiğini görürüm. Şişin ucunu ilmeğin altına sokup onu geri bırakırım, bir sıra aşağı inerim, böylece yanlışa kadar inerim. Acele etmem, çünkü bir sırayı atlarsam ilmek yine kaçar, gece yarısı tekrar otururum.
Tek tek almak yavaştır ama ucu kesin belli olan işlerde şişi çekmekten iyidir. Ben bir yaka kıvrımında tek bir ilmek eksik kalmışsa şişi çekmem, o noktaya kadar tek tek inerim. Bursa’nın kireçli suyunda yıkanan parçaları sökerken de tek tek almayı yeğlerim, çünkü yıkanmış yün kayganlaşır, şişi çekince ilmekler kontrolsüz dağılır. Tek tek alırken parmağımla her sırada bir ilmeği eksiltip eksiltmediğimi sayarım; bu sayma, tekrar kaçmayı önler.
Misinalı şişte sökmenin inceliği
Misinalı şişte bütün ilmekler tek bir halkada olduğundan çekmek en tehlikelisidir. Ucu bağlamazsam bütün tur bir anda aşağı koşar; bunu bir kez yaşadım, ilmekleri yerden topladım. O günden beri misinalıda çekmeden önce bir ucu ya bir şişle ya da bir ilmek işaretleyiciyle sabitlerim, öbür ucu çekerim. Böylece tur yerinde durur, yalnızca bir yönden çözülür.
Misinalıda tek tek almak da zor ama mümkündür; ilmekleri misinadan şişe aktararak tek tek geri alırım. Kalorifer peteğinin yanında örüp söktüğüm günlerde oda kuruduğu için yün elektriklenir, ilmek misinaya yapışır; o yüzden kuru akşamlarda misinayı yavaşça kaydırırım. Bursa’da kışın balkon kullanılmaz, salon sıcak olduğu için yün esner, sökme sırasında ilmeği germemeye dikkat ederim. Misinalı işin sabrı başka türlü ister, ama yöntem yine aynı: ya çekersin ya tek tek inersin.
Yeni iplik ve düğüm sökmede ne yaparım
Sökmeye başlamadan önce ek yerlerini parmağımla bulurum. Yeni ipliği düğüm atarak eklemişsem, o düğüm sökme sırasında takılır, yün birbirine dolanır; ben düğümü önce parmakla çözer, sonra oradan örmeye devam ederim. Düğümü fark etmeden çekersem ilmek sertleşir, iz kalır. Bu yüzden her sökmeden önce parçayı ters çevirip ek yerlerini gözden geçiririm, sürpriz istemem.
Rengârenk bir parça sökerken de sırayı korumak gerekir; ilmekleri karıştırırsam sonraki örgüde renk atlar. Ben söktüğüm ipliği hemen çile hâline getirmem, önce ilmekleri şişte tutarım, sonra yavaşça çözerim. Bursa’nın nemi yüksek olduğu için uzun süre açık iplik bırakmam, arada bir bez torbaya sokarım. Yeni yumağı etiketine bakıp aldığım için kalınlık uymazsa zaten baştan sökmek zorunda kalırım; o yüzden ek yerinde dikkat benim için baştan alır. Bu küçük kontrol, sonraki örgüde başıma gelecek sürprizi azaltıyor; aceleye getirmeyip önce bakmak işimi kolaylaştırıyor.
Sökülen ilmeği nasıl korurum
Sökme bitince ilmekleri açıkta bırakmam; bir daha kaçmasınlar diye hemen bir şişe ya da misinaya geçiririm. Açıkta kalan ilmek, elim çarptığında ya da torbaya girerken bir tanesi daha kaçar, sabah bez torbada bozuk bulurum. Bursa’da nem yüksek olduğu için yün uzun süre açık durunca elektriklenir, bu da kaçmayı kolaylaştırır; o yüzden aynı akşam şişe geçiririm.
İlmekleri şişe geçirdikten sonra uçlarını gevşek bırakmam, çünkü gevşek uç kendine düğüm olur; ben uçları bir ilmek işaretleyiciyle ya da küçük bir yün düğümüyle tutarım, sert değil. Sonra bez torbaya koyup serin dolaba kaldırırım, güneş görmez. Kalorifer peteğinin üstüne hiçbir örgüyü koymam, 2016’da ıslak yünü oraya serip sertleştirdiğimi hatırlarım. Sökülen parça böylece ertesi akşam aynı hâlde beni bekler, yeniden başlamak kolay olur. Not defterimdeki işareti görünce elim hemen aldığı yeri buluyor, kaldığım yeri unutmamış oluyorum.