Örgü Defteri Bursa'da bir balkonda, bir kutu iplik ve on yıllık not defteri

Ana sayfa Kullandığım araçlar ve malzemeler Araçlar ve gereçler İlmek işaretleyiciler

İlmek işaretleyiciler

İlmek işaretleyiciler
Küçük kutuda duran üç ilmek işaretleyicisi görünüyor: bir halka, bir mandallı ve bir ataç, yanında iplik.

Çekmecemde üç tür ilmek işaretleyicisi var: halka, mandallı ve ataç. Hepsini ayrı işte kullanıyorum ama en çok burgu örerken, sırayı kaçırmamak için. Birinin yerine öbürünü koymadığım günler oldu, sonra sayıyı şaşırdım. Burada üçünü de nerede kullandığımı ve neden üçüne birden ihtiyaç duyduğumu yazıyorum – Bursa'daki küçük dairemde, kendi ördüğüm parçalardan.

ÇeşitlerHalka, mandallı ve ataç – üç tür
En çok neredeBurgu örerken sıra takibinde
Nereden edindimHalka 2018, mandallı ve ataç sonradan
Nerede saklarımKüçük bir kutuda, örgü çantasında

Üç tür niye var

Bir tek tür işaretleyici alsaydım çoğu işte idare ederdi ama üçünü de kullanıyorum çünkü her biri farklı yere uyuyor. Halka şişin ucuna takılıyor, yuvarlak şişte ve düz örgüde sıra başını gösteriyor. Mandallı olan ilmeğin kenarına tutturuluyor, şişten çıkmadan duruyor, öbürlerinden daha sıkı tutuyor. Ataç ise geçici işlerde, bir yeri işaretleyip sonra çıkarmak istediğimde işe yarıyor, tek elle açılıyor ve iz bırakmıyor, o yüzden üçünü ayrı ayrı değerlendiriyorum, karışık değil.

Üçünü ayırt etmek için ayrı ayrı düşünmüyorum aslında, elime hangisi uygunsa onu alıyorum. Ama burgu örerken mandallıyı yeğliyorum, çünkü burgu dönerken şişten ilmek kaçmıyor. Başlarda tek türle idare ettim, sonra bir parçada üç yer birden işaretlenince iki türü yan yana kullanmak zorunda kaldım ve o gün üçüne de ihtiyaç olduğunu anladım, tek başına hiçbiri yetmiyordu ve sayıyı yine şaşırdım, sökmek zorunda kaldım. O günden sonra üçünü de yanıma alıyorum, hiçbirini eksik çıkarmıyorum; çanta hazır olmadan örgüye oturmuyorum, eksik kalınca iş yarım kalıyor ve akşamın tadı kaçıyor.

Halka ve yuvarlak şiş

Halka işaretleyici şişin gövdesine geçen küçük bir halka; 80 cm misinalı şişimde sıra başını bulmak için kullanıyorum. Geniş bir parça örerken sıranın nerede döndüğünü unutmamak lazım, yoksa bir sıra eksik ya da fazla örüyorum. Halka uca takılı olduğu için şiş elime geldiğinde hemen görünüyor, ayrıca bakmama gerek kalmıyor, el hareketim bile düzeliyor ve tempom bozulmuyor, akışım kesilmiyor. Geniş parçalarda bu özellik başımı kurtarıyor; yoksa sıra başını her on ilmekte bir arayıp dururdum, o da keyfi kaçırıyordu, şimdi rahatım, iş akıyor.

Bursa'da kış geceleri salonda örerken ışık bazen yetersiz oluyor, o zaman halka gibi belirgin bir işaret iyi geliyor. Mandallıyı burada kullanmıyorum çünkü yuvarlak şişin misinasında gevşeyebiliyor; halka ise şişin kalın yerine oturuyor. Benim gibi acemi biri için sıra başını görmek, deseni bozmamak demek; o yüzden halkayı hep misinalı şişimde tutuyorum, başka işe kalkmıyor ve aradığımda hemen elime geliyor, kaybolmuyor.

Mandallı ve burgu sırası

Burgu örerken mandallı işaretleyiciyi tekrarın başına takıyorum. Burgu birkaç sırada bir dönüyor, o dönüşün yerini kaçırırsam desen kayıyor ve fark etmesi haftalar sürüyor. Bir kez, ilk burgulu atkımı hiç işaretleyici kullanmadan ördüm; on beşinci sırada sayıyı şaşırdım, iki sıra geri söktüm. O günden beri burgunun başına mutlaka mandallıyı takıyorum, şişten kaçmıyor, yeri belli oluyor ve gözümden kaçmıyor, elime şiş her geldiğinde önümde duruyor.

Mandallı işaretleyicinin güzeli, ilmeğin kenarına yapışıp durması; örerken eliniz değse de yerinden oynamıyor. Burgu döndükten sonra onu bir sıra ileri alıyorum, böylece bir sonraki dönüşün yeri belli oluyor. Ben burguyu yardımcı şişle döndürüyorum, yanlış tarafa koyduğum da olmuştu; işaretleyici o hatayı görmemi kolaylaştırıyor, çünkü dönüş yeri belli olunca terslik hemen gözüküyor, haftalar sonra değil, o akşam fark ediyorum ve bir sıra sonra düzeltiyorum. Mandallı olmasa o ters burguyu fark etmem haftalar sürerdi, desen de tamamen kayardı; şimdi dönüş yerini görünce hemen dönüp bakıyorum, korkusu kalmadı, güven geldi, el rahatladı.

Ataç ve geçici işaret

Ataç, yani küçük bir güvenlik iğnesi, geçici işaretlerde işime yarıyor. Bir ilmeği işaretleyip sonra çıkaracağım zaman halkayı takmıyorum, atacı kullanıyorum; çünkü ataç ilmeğin içine girip duruyor ve istediğimde tek elle açılıyor. Renk değiştirdiğim yerleri ya da bir artırma noktasını geçici olarak işaretlemek için uygun, sonradan iz bırakmıyor ve kumaşı delmiyor, sadece ilmeğin halkasından geçiyor, o yüzden güvenle kullanıyorum. Geçici işaretlerde halkayı çıkarmak zahmetli olurdu; ataç tek elle açılıp kapanınca işi hızlandırıyor, akşamın sonunda yorulunca özellikle işe yarıyor, el çabukluğu istiyor.

Ataç şişten düşebiliyor, o yüzden onu uzun süre takılı bırakmıyorum; bir akşamlık işaret için. Bursa'nın neminde metal ataç paslanmasın diye çantada kapalı tutuyorum, tıpkı makas ve iğneler gibi; kışın Uludağ rüzgârı yüzünden zaten her şey içeride duruyor, balkona çıkmıyor. Geçici işaret için üç tür arasında en pratik olanı o, ama kalıcı takip için halka ve mandallıyı yeğliyorum; onlar iş bitene kadar yerinde duruyor, kaybolmuyor. Ataç bazen kendi kenarına takılıp açılabiliyor, o yüzden onu uzun süre takılı bırakmamaya özen gösteriyorum; aksi halde iz bırakabiliyor, dikkat isteyen bir parça, ama geçici işte en pratik olanı o.

Kayıp ve saklama

İşaretleyiciler küçük şeyler, kaybolmaya meyilli. Bir kez mandallıyı örgünün içinde unuttum, yıkarken çamaşır suyunda buldum; o günden beri biten işten hemen çıkarıyorum. Üçünü de küçük bir kutuda, örgü çantamın içinde tutuyorum; karışmasınlar diye ayrı gözlere koyuyorum. Bursa'nın nemi çeliği sevdiği için kutuyu çekmecede, kapalı tutuyorum, balkona ya da pencere önüne bırakmıyorum, orada pas hemen beliriyor ve uçları matlaşıyor.

Küçük balkonum ve dar dairemde her aletin yerinin belli olması şart; yoksa bir işaretleyici ararken akşamın yarısı gidiyor. Kendi evimde denediğim şeyleri yazıyorum, başka birinin defterinden değil; bu üç işaretleyiciyi on yılda deneme yanılmayla seçtim. Hepsi pahalı değil, ama benim düzenimde yerleri belli ve o düzen işimi kolaylaştırıyor, aceleye getirmiyorum; sabırla yerini bulan bir alet işi yarı yarıya kolaylaştırıyor, koşuşturmada kaybolan şeyler insana zaman kaybettiriyor. Bu küçük düzen sayesinde on yılda bir kez olsun işaretleyici aramadım, elim hemen buluyor; akşam örgüsü aksamadan sürüyor, o da başlı başına bir kazanç, vakit bana kalıyor.