Örgü Defteri Bursa'da bir balkonda, bir kutu iplik ve on yıllık not defteri

Ana sayfa Ördüğüm teknikler Başlangıç İlmek atma: üç yol

İlmek atma: üç yol

İlmek atma: üç yol
Salon masasında bir çift şişin üstüne uzun kuyruk yöntemiyle atılmış ilk ilmekler, yanında bir yumak iplik duruyor.

İlmek atmak, örgünün gerçek başlangıcı. Ben 2016'da komşunun ipliğiyle başladığımda tek bildiğim eğirme yöntemiydi ve ilk hafta üç kez söktüm. Yıllar içinde uzun kuyruk ve örgü içi başlangıcı da ekledim; üçünü de farklı işlerde kullanıyorum. Lastikte hangi yolu seçtiğimi ve nedenini, aşağıda kendi denemelerimden yola çıkarak yazdım. Üç yolun da kendine göre yeri var; hangisini ne zaman seçtiğimi, geçirdiğim yanlışlardan sonra oturttum.

Kısaca

  • Eğirme en kolay başlangıçtır, ama kenar çok gevşek kalabiliyor.
  • Uzun kuyruk en düzgün kenarı verir, kuyruk uzunluğunu ayarlamak gerekir.
  • Örgü içi başlangıç lastiğin altına yakışır ve şişle örülür.
  • Üç yöntemin gerginliği elde, şiş numarasında değil.
  • Lastikte ben uzun kuyruğu ya da örgü içini kullanıyorum, eğirmeyi pek tercih etmiyorum.

Eğirme yöntemi: nasıl yapılır

Eğirme, şişe bir ilmeği diğerinin yanından dolayarak attığın en basit yol. Sol şişe bir ilmek geçirip sağ şişi onun içinden geçiriyorsun, ipliği dolayıp yeni ilmeği sol şişe aktarıyorsun. 2016'da komşum bunu böyle göstermişti, ben de ilk atkımı bu yöntemle başlatmıştım. Tek avantajı, kuyruk ip hesabı gerektirmemesi.

Ama eğirmeyle attığın ilk ilmekler hep gevşek oluyor; kenar kurdela gibi duruyor, atkının başı toplanıyor. Ben bunu ilk denememde fark ettim, üç kez söküp baştan attım. Şimdi eğirmeyi yalnızca alıştırma ya da küçük deneme parçalarında kullanıyorum, düzgün bir kenar istediğim işe pek sürmüyorum.

Şimdi yeni başlayan birine eğirmeyi önce gösteriyorum, sonra neden yetmediğini anlatıyorum; kullanışsız değil, sadece yeri belli. İlk hafta üç kez söktüğüm atkıyı hâlâ hatırlıyorum, o sabır işi gerçekten örgünün ilk sınavıydı. Aceleye getiren her şey gibi bu da başta zor, sonra el alışıyor.

Uzun kuyruk başlangıcı

Uzun kuyruk yönteminde şişe birlikte iki ip çalışıyor: biri yumaktan gelen, biri ucu bıraktığın kuyruk. İlmeği atmadan önce kuyruğu parça genişliğinin üç katı kadar kesiyorum; kısa kalırsa yarım sıra önce ip bitiyor, uzun olursa artıyor. Sağ şişi kuyruğun üstünden, yumak ipinin altından geçirerek ilmeği oluşturuyorum.

Bu yöntem en düzgün kenarı veriyor, çünkü her ilmek aynı gerginlikte oturuyor. Bursa'da kışın balkon kapalı olduğu için örgüye salonda başlarım, uzun kuyruk da burada sabır isteyen ama sonucu iyi bir iş. Kuyruk uzunluğunu ilk zamanlar tahmin ederdim, şimdi parçayı kafamda ölçüp ona göre kesiyorum.

Kuyruk hesabı bir süre göz korkuttu, ama parçayı kafamda ölçüp üç katını alınca hiç bitmedi. Dar işlerde kısa kuyruk yeter, geniş atkıda uzun; bunu deneme parçasında gördüm. Uzun kuyruk sabır ister ama kenar ödülü gerçekten güzel, özellikle boyun çevresi gibi görünen yerlerde.

Örgü içi başlangıç ve lastik

Örgü içi başlangıçta şişe ayrı bir kuyruk koymuyorsun, ilmekleri doğrudan örgüyle atıyorsun. Önce bir ilmek eğirme gibi geçiyor, sonra onu örgü ya da ters örgü olarak örüyorsun; böylece başlangıç sırası desenin devamıyla aynı yapıda oluyor. Lastiğin altına bu yöntem çok yakışıyor, çünkü kenar dikiş gibi durmuyor.

Ben lastikli işlerde çoğunlukla bunu ya da uzun kuyruğu kullanıyorum. Eğirmeyle başlanan lastik aşağı doğru toplanabiliyor, örgü içi başlangıçta ise kenar lastikle bir bütün gibi duruyor. Yeni bir yöntem deneyeceğimde önce küçük bir deneme parçası örüyorum, sonra asıl işe geçiyorum.

Bu yöntemde en çok dikkat ettiğim, başlangıç sırasını desenle aynı yöne örmek; ters olursa lastik aşağı toplanıyor, bunu bir kez yaşadım. Şimdi örmeden önce bir ilmek deneyip yönü kontrol ediyorum. Küçük bir işlem ama sonuçta fark büyük, özellikle bilek ve yaka lastiklerinde belli oluyor.

Hangi işte hangisini seçtim

On yılda üç yöntemin yerini oturdu. Dar ve küçük işlerde, örneğin bere ya da patik başında uzun kuyruğu kullanıyorum; kenarın düzgün durması önemli. Geniş atkı ve yaka gibi yerlerde örgü içi başlangıcı tercih ediyorum, çünkü şişle örüldüğü için sonradan lastik eklemek kolay oluyor.

Eğirmeyi neredeyse hiç sürmüyorum artık, sadece küçük denemelere. Bir kez deneme parçası örmeden dar şişle uzun kuyruk denedim, lastik kafaya girmedi ve bir akşam söktüm. Ders: yeni yöntemi önce 15 santimetrelik bir karede deniyorum, sonra asıl parçaya başlıyorum.

Geçen kış bir bere örerken uzun kuyruğu seçtim, çünkü kenarın kafaya oturması gerekiyordu; örgü içi başlangıcı orada fazla gevşek durdu. Yaka içinse tam tersini yaptım, çünkü yaka lastiğiyle gövde örgüsü birleşsin istedim. Seçim hep parçanın nerede duracağına bağlı, sabit bir kuralım yok.

Benim sırayla denediklerim

Sıra önemli: önce hangi yöntemle başlayacağıma karar veriyorum, sonra kuyruk uzunluğunu ayarlıyorum, en son ilmekleri aynı gerginlikte atıyorum. Gerginlik elde, şiş numarasında değil; sıkı tutarsam kenar rozet gibi sert, gevşek tutarsam çözük oluyor. Ben orta bir elde gerginlik buldum, ama bu hâlâ gününde değişebiliyor.

Kendi evimde denediğim şeyleri yazıyorum; bu konuda okul ya da kurs görmedim. Üç yöntemi de yanılarak, sökerek öğrendim. Şimdi yeni bir parçaya başlamadan önce deftere hangi başlangıcı seçtiğimi ve kaç ilmek attığımı yazıyorum, böylece bir sonrakinde aynı yolu kolayca buluyorum.

Not defterine hangi başlangıcı seçtiğimi yazınca bir sonrakinde aynı yolu bulmak kolaylaşıyor; yoksa her seferinde yeniden düşünüyordum. Kendi evimde denediğim şeyleri yazıyorum, başka iddiam yok. Üç yöntem de basit aslında, zor olan elde aynı gerginliği tutmak; o da ancak çok örmekte oluşuyor.