Örgü Defteri Bursa'da bir balkonda, bir kutu iplik ve on yıllık not defteri

Ana sayfa Kullandığım araçlar ve malzemeler Başlangıç Mezura, cetvel ve ölçü

Mezura, cetvel ve ölçü

Mezura, cetvel ve ölçü
Örgü kutusunun kapağı açık, içinde ucu kopmuş bezmezura ile yanında bir çift şiş ve yarım örülmüş bir atkı duruyor.

Mutfak çekmecesinde yıllardır duran, ucu kopmuş plastik bir mezura on yıla yakındır işimi gördü. Başta örgüyü nereden ölçtüğüme hiç dikkat etmedim; ilmekleri şişin üstünde sayıyor, biteni ise havada tutup göz kararı biçiyordum. Bursa'da örgüyü salonda kuruduğu için boy ölçüsü hep oynuyordu. Ölçüyü düz zeminde, parçayı şişten çıkarmadan almanın farkını ancak birkaç yanlış atkıdan sonra anladım. Komşum bir gün elindeki mezura ile bana ölçüyü gösterdiğinde, bu basit şeridin ne kadar işe yaradığını kavradım.

Aldığı yerMutfak çekmecesi, 2016'dan beri
Tipi150 cm yumuşak bezmezura, ucu yıpranmış
Kullandığı işİlmek sayısı, parça boyu, lastik genişliği
Saklandığı yerÖrgü kutusunun içindeki küçük cep

Mutfak çekmecesinden çıkan mezura

Örgüye 2016'da başladığımda elime geçen ilk ölçü aleti mutfak çekmecesindeki bezmezura oldu. O günlerde ölçü aleti almaya gitmedim, çünkü zaten evde duran bir mezura vardı ve onunla idare ettim. 150 cm uzunluğundaki bu yumuşak şerit, ucu yıpranmış olsa da hâlâ işimi görüyor; örgü kutusuna taşıdığımda bile yanımda.

Bezmezura olması iyi oldu, çünkü örgünün üstüne yatırınca kıvrılmıyor, sert plastik cetvellere göre daha rahat oturuyor. Yıllarca marka ya da model aramadım; mutfaktan gelen bu parça on yılda yeterince doğru ölçü verdi. Ölçünün doğruluğu alette değil, ölçtüğüm yerdeymiş meğer. Eskiden bunu bilmediğim için ölçtüğüm her atkı birbirinden farklı çıktı; hep iplikte ya da şişte kusur aradım.

Sonraki yıllarda ölçü aleti olarak bezmezura yeterli geldiği için başka bir şeye geçmedim. Düz cetvel evde olsa da örgünün üstüne yatırınca kayıyor, bu yüzden onu kullanmıyorum. Mutfaktan gelen bu şerit örgüye göre yumuşak kaldığı için tercih edilir oldu; alışkanlık bazen alette değil, elde oturuyor. Mutfaktan gelen bu şerit, örgüye başladığım ilk günden beri yanımda; onsuz bir parçaya hiç başlamam artık, çünkü ölçü her şeyin başı.

Nereden ölçtüğümün farkı

En büyük yanılgım ölçüyü nereden aldığımdı. İlk atkılarda biten parçayı şişten çıkarıp havada sallayarak biçiyordum; örgü kendi ağırlığıyla uzadığı için ölçü hep fazla çıkıyordu. Bir atkıyı boyunuma göre kestim, ama takınca dizlerime kadar indi, çünkü havada ölçtüğüm boy gerçek boy değildi.

Düz zemine koyup, parçayı şişten çıkarmadan ölçmeye başlayınca iş değişti. Şiş hâlâ içindeyken örgü gergin duruyor, mezura da kıvrılmadan oturuyor. Bursa'da balkonda değil salonda, düz masada ölçüyorum; Uludağ rüzgârının estiği kış günlerinde balkon kapalı olduğu için zaten salona geçiyorum.

Şişten çıkarmadan ölçmenin bir başka yararı, örgünün henüz gergin hâlini görmem; söktüğümde boy biraz kısalıyor, bunu deftere not ediyorum. Bir atkıda baş ve son aynı ölçüyü vermezse sebebi çoğu zaman ölçüyü farklı aldığımdır, şiş numarasından değil. Bu ince farkı ancak aynı parçayı iki kez ölçünce anladım.

Bir hata: telefondan ölçü almak

Bir ara ölçüyü şişle uğraşmadan almak için biten parçayı telefona yatırıp fotoğrafını çektim, sonra ekrandan cetvel geçirerek boyu bulmaya çalıştım. Fotoğraftaki açı ve telefondaki ölçek hep yanıldı; örgü gerçekte 90 cm çıktı, ben 110 cm sandım ve lastiği ona göre kestim. İki ucun genişliği birbirine uymadı.

Dersi o gün aldım: ölçüyü ekranda değil, elinde mezura ve düz zeminde alıyorum. Komşum bir gün „ölçüyü elinde tut“ demişti, doğru söylemiş. Telefon sadece biten işin fotoğrafını çekmek için iyi, ama ölçü aleti değil; o günden beri mezura iş başında, parçanın yanında duruyor. Fotoğraf sadece biteni hatırlamak için, ölçü için değil; bu ayrım işi kurtardı.

O günün akşamı lastiği söküp yeniden ördüm, bu sefer mezura elimdeydi. Aradaki yirmi santimetre fark beni şaşırttı; telefondaki ölçek göz kararıydı, mezura gerçeği gösterdi. O günden beri biten parçayı önce mezura ile ölçüp sonra makasla kesiyorum, telefon ancak fotoğraf için çıkıyor. Ölçü işinde göz kararına güvenmek, benim başıma gelen en pahalı hatalardan biriydi; o günden beri mezura örgünün yanında, elimin altında duruyor.

Bursa'nın neminde boy uzaması

Bursa'da nem yüksek olduğu için pamuk ve yün karışımı iplikler yıkandıkça uzuyor; kuru ölçtüğüm boy, yıkanınca iki parmak kadar değişebiliyor. Bunun farkına vardığımda, bitirdiğim parçayı bloke etmeden önce bir kez ılık suda tutup kurutmaya başladım, sonra ölçtüm. Nemli havada örgünün kendi hâliyle uzaması normal.

Kireçli suya gelince, ölçüyle doğrudan ilgisi yok ama yıkama sonrası boyu etkiliyor; beyaz yünler sıcak suda grileştiği için soğuk tutuyorum, bu da boyun az değişmesini sağlıyor. Ölçüyü alırken ipliğin bu huyunu hesaba katmam gerektiğini geç öğrendim.

Bu yüzden şiş numarasını da ipliğe göre seçiyorum; ince iplikte kalın şiş boyu uzatır, kalın iplikte ince şiş kısaltır. Bursa'da nem sabit olmadığı için aynı iplik kışın başka, yazın başka boy veriyor; bunu kabullenmek zor ama gerçek. Ölçüyü alırken mevsimi de işin içine katıyorum artık.

Mezura yetmez, defter gerekir

Mezura tek başına yetmiyor, çünkü ölçtüğüm sayıyı unutuyorum. 2016'dan beri not defterine tarih, şiş numarası ve ilmek sayısını yazıyorum; emin olmadığım yere soru işareti koyuyorum. Bir atkının başında kaç ilmek attığımı deftere bakmadan hatırlamıyorum, o yüzden her parçanın ilk sayfası dolu.

Kursa gitmedim ve ölçü işini kendi başıma, yanılarak öğrendim. Defter olmadan mezura sadece bir şerit kalır; ikisi birlikte çalışınca örgü gerçekten belli bir boya oturuyor. Benim için ölçü aleti ve not defteri aynı çantanın içinde durması gereken iki şey. Biri eksik olunca örgü ya kayıyor ya da yanlış boya oturuyor; ikisi birlikte çalışınca iş kolaylaşıyor.

Defterim 2016'dan beri aynı, ciltli bir defter; içinde tarih ve şiş numarası yanında „?“ işareti çok. Emin olmadığım bir ölçüde soru işareti koyup sonraki parçada kontrol ediyorum. Kursa gitmedim ama defter benim için bir çeşit okul oldu; yanlışlarımı oraya yazınca bir daha aynı hatayı kolay kolay yapmıyorum.