Ana sayfa › Ördüğüm teknikler › İlmekler ve desenler › İlmek artırma yolları
İlmek artırma yolları
İlmek artırmak denince aklıma yıllar önce ördüğüm o ilk yelek geliyor. O zamanlar sadece düz örgü biliyordum, artırmanın üç ayrı yolu olduğunu hiç bilmiyordum. Şimdi balkonda değil, salonda kaloriferin yanında oturup bu işi daha sakin yapıyorum. Aşağıda iplik dolama, örgü içi artırma ve iki ilmek arasından ilmek çıkarma yöntemlerini bulabilirsin. Hangi yerde hangi yöntem iz bırakır, onu da yazdım.
Kısaca
- İplik dolama önüne delik bırakır, lastik ve delikli desenler için uygundur.
- Örgü içi artırma iz bırakmaz, kenar ve gövde genişletmede sessiz çalışır.
- İki ilmek arasından çıkarılan ilmek hafif kabarık durur, burgu yanına yakışır.
- Artıracağın yeri önceden not defterine yaz, ortada unutulur.
- Aynı sırada çok artırırsan örgü kasılıp dalgalanır, azar azar yap.
İplik dolama ve o meşhur delik
Sağdaki şişe ilmeği örmeden önce ipliği şişin etrafına bir kez dolayıp geçiriyorsun. Buna biz „iplik dolama“ diyoruz. Eli sağdan sola doğru bir tur atıyorsun, sonra yanındaki ilmeği normal örüyorsun. Burada önemli olan, dolaştırdığın ipliğin altına yeni bir ilmek girmemesi; girmese de bir boşluk kalıyor, işte o boşluk deliği oluşturuyor. Elini şişe yakın tutarsan dolaştırma yönünü daha rahat kontrol edersin, aceleye getirince yön kolayca kayıyor.
Deliğin nedeni şu: artırdığın yerde aslında bir ilmek yok, sadece iplik köprüsü var. Sonraki sırada o köprüye bastığında delik açılıyor. Bursa’nın o kireçli suyunda yıkanan beyaz yünler gibi, küçük ayrıntılar görünürde büyür. Bu yöntemi özellikle delikli desenlerde ve lastiğin içinde kullanıyorum; istenen delik zaten orada olması gerektiği için iz sorun olmuyor. Ama gövdeyi genişletirken kullanırsan, ortada gözüken bir delik bırakır, onu başka yöntemle yapmak daha iyi. İlk başlarda bu deliği hata sanırdım, meğer yöntemin kendisiymiş.
Örgü içi artırma, izsiz yol
İz bırakmadan ilmek çıkarmak istediğinde bir ilmeği hem önünden hem arkasından örüyorsun. Yani ilmeği şişten çıkarmadan önce aynı ilmeğin arka tarafından da bir ilmek çekiyorsun. Elini şöyle kur: sağ şişteki ilmeği normal ör ama şişten bırakma, arka duvardan bir kez daha geçir ve ancak ondan sonra şişten çıkar. Böylece bir ilmeğin yerine iki ilmek düşüyor, arada boşluk olmadığı için iz de kalmıyor.
Bunun neden izsiz olduğunu anlamak için şuna bak: mevcut ilmeğin kendisi ikiye katlanmış gibi oluyor, yanına yeni bir delik girmiyor. Bu yüzden yan taraflarda, koltuk altında, yaka çevresinde rahatça kullanıyorum. Geçen kış Uludağ rüzgârı balkona girince örgüyü salona alıp bu yöntemle bir yeleğin gövdesini büyüttüm; ortada tek bir delik bile çıkmadı. Tek dikkat: arka duvarı atlarsan tekrar tek ilmek olur, artırma görünmez ve sen de ortada bir şey değişmemiş sanırsın. O yüzden elini her seferinde aynı sırayla kuruyorum.
İki ilmek arasından ilmek çıkarma
İki ilmeğin tam ortasındaki yatay ipliği, yani „köprüyü“, şişin ucuyla yukarı kaldırıp çevirerek bir ilmek yapıyorsun. Bunu yaparken sol şişin altındaki iki ilmeğin arasında kalan ipliği yakalıyorsun. Elini sol şişe yakın tut, sağ şişin ucuyla o ipliği aşağıdan yukarı bir kez dolandır; oluşan ilmeği sol şişe geçir ve sonraki sırada normal ör. Köprüyü çok çekersen ilmek gevşer, az çekersen görünmez, o yüzden orta bir gerginlik bulmak lazım.
Bu yöntem neden farklı duruyor? Çünkü çıkardığın ilmek hafif burgulu, hafif kabarık oluyor; yanına burgu koyduğunda desenle iyi anlaşıyor. Ama çok sık kullanırsan yüzey pütürlü görünüyor, o yüzden ölçülü seviyorum. Bir keresinde, 2019’da, bu yöntemi bir atkının tam ortasında yanlış yöne çevirmişim; fark ettiğimde üç sıra aşağı inmişti, söküp düzeltmek yarım akşamımı aldı. Komşumun 2016’da verdiği ilk ipliklerle böyle yanlışlar yapardım, çünkü o zamanlar not tutmazdım; şimdi her burgu yanına işaret koyuyorum. Ders: köprüyü hangi yöne çevirdiğini not et.
Hangi yöntemi nerede kullanmalı
Bunları karıştırmamak için küçük bir kuralım var. Lastik içinde ve delik isteyen yerde iplik dolama; gövdeyi, yaka çevresini ve koltuk altını izsiz büyütürken örgü içi artırma; burgu yanına ve desenli yüzeyde hafif kabarıklık istenen yerde köprüden çıkarma. Not defterime her artırma yerine küçük bir harf yazıyorum: D, İ, K. Böylece sökersem bile nerede ne olduğunu biliyorum, karışık bir modelde bile kaybolmam.
Bu ayrım neden önemli? Çünkü aynı parçada iki yöntemi karıştırınca kenar dalgalanabiliyor. Özellikle kaloriferin üstünde kurumaya bıraktığım bir örgüde (2016’da bir kez yaptım, sertleşti), artırma izleri daha belirgin çıktı. Şimdi ıslak örgüyü kalorifer üstüne değil, salonda havlu üstüne seriyorum. Yöntemi seçerken kumaşın nerede durmasını istediğine bak, delik mi lazım izsiz büyüme mi. Balkonda değil salonda ördüğüm için ışık da daha iyi, artırma izini ilk sırada yakalıyorum.
Kaç ilmek, nerede, ne kadar
Artırma yaparken sayıyı abartmamak lazım. Bir sırada on ilmek birden atarsan örgü o noktada kasılıyor, yanlar dalga yapıyor. Ben genelde iki sırada bir, her iki uçta birer ilmek artırıyorum; bu yumuşak bir açı veriyor. Mezura ile on santimetrede kaç ilmek düştüğünü önce ölçüp, sonra not defterine yazıyorum. Çok artırınca oluşan o dalga, bloklamayla bile tam düzelmiyor, o yüzden baştan ölçülü gitmek işimi kolaylaştırıyor.
Neden bu kadar ölçüyorum? Çünkü deneme parçası örmeden başladığım 2018 kazagım iki beden büyük çıkmıştı, bir ay söktüm. O günden beri artırmanın hesabını baştan kuruyorum. Bu işin okulunu okumadım, sadece kendi evimde denediğim şeyleri yazıyorum; sayılar bana göre değil, sana göre değişebilir, kendi ölçünü kendin al. Nilüfer’deki küçük evde örgü köşemde mezura hep hazır durur; göz kararına güvenmem, sayıyla ilerlerim, bu bana huzur veriyor. Göz kararına güvenmek bir keresinde başımı ağrıttı, o yüzden her açıyı deftere geçiriyorum.